Ebelik Sanatı Yazdır e-Posta

5 Mayıs dünya Ebeler günü olarak kutlanmaktadır. Başta annem emekli ebe Gülümser kızılsal olmak üzere tüm ebelerimize saygılarımla...

Ebelik mesleği, doğal doğum yolunda yapılan koruyucu bir meslektir. Ebelik mesleğinin temelinde sorgulamadan sunulan bir annelik şevkati vardır. Belki de bu yüzden ebelik mesleği kadınlara özgü kutsal bir meslek olmuştur. Eskinin köy ebeleri ebe anne olarak bilinirdi. Hiç biri belki bildiğimiz eğitimleri almamışlardı. Ancak doğal doğumları izleyerek büyümüşler, katıldıkları doğumlar sayesinde de doğum yaptırmayı öğrenmişlerdi. En büyük yardımcıları makineler değil, iç güdüleriydi, doğum yapan anneye saygı ve güvenleri vardı. Anneyi tüm duyularını aktif olarak kullanarak saygı ile izlerlerdi. Bakışını, hareketlerini, çıkardığı sesleri hatta terleme biçimini bile yorumlamayı öğrenmişlerdi. Sadece gözlemleyerek, doğumun hangi aşamada olduğunu bilirlerdi.
Herşeyi bilirlerdi ama kaçındıkları tek bir şey vardı; yargılamak. Anneyi hep onaylarlar ve orada onun yanında olduklarını her fırsatta gösterirlerdi.
Uzaktan makinelerle incelemek yerine, dokunurlar, okşarlar, severlerdi. Sevgi en büylük yardımcılarıydı. Mümkün olduğu kadar annenin kendini güvende ve rahat hissetmesini sağlarlardı.
İlaçlı anestezi yönetimlerini bilmezlerdi. Epidural anesteziyi bilmezlerdi, ama bugün modern tıbbın tamamen unuttuğu ilaç dışı tüm rahatlatıcı teknikleri kullanırlardı. Dokunma, sıcak soğuk kompreksler, olumlalar, imgelemeler, hareket özgürlüğü, doğal ıkınma pozisyonları...
Doğum kurslarında öğrettiğimiz herşeyi içgüdüsel olarak nesilden nesile iletirlerdi.
Peki şimdi ne oldu? Modern doğum bilimi keşfedildi. Doğum bölümlere ayrıldı. Doğum belli bir zamanda olmalıydı, makineler geldi. Ebelere makinelere güvenmeleri öğretildi, ebelerin doğumdaki sorumlulukları yavaş yavaş azaltıldı.
Ebeler, dokunmayı unuttu. Artık gebelere değil hastalara hizmet veriyorlardı. Doğum müdahale edilmesi gereken bir hastalık haline geldi. Her gebe, daha doğrusu hasta bitirilmesi gereken bir görevdi. Doğal doğumların coşkusu kadınlarımızın elinden alındıkça, ebeler de meslek coşkusunu kaybettiler, gittikçe onaylayan ebelerin yerine, yöneten, yönlendiren ve yargılayan ebeler geldi. Doğal doğumun coşkusunu unutmuş ebeler, annelere güvenmeyen ebeler, sorumluluk verilmeyen ebeler geldi.
Ama vakit hala geç değildi. Ne mutlu ki hala, o güzel tecrübeleriyle yaşayan binlerce ebe-anne aramızda dolaşıyor.Doğal doğumun coşkusunu yeniden hatırlamak, yaşatmak ve kadınlarımıza yeniden hediye etmek için onlara tekrar başvurmak gerekiyor. Doğum sanatını, doğal doğumları unutmuş modern tıbbın doktorlarına değil, iç güdülerine güvenen, kadına-gebeye ve bebeğe saygılı ebe-annelere sormak gerekiyor.

 
Reklam

Hamile Egitim Merkezi
Doğal Dogum