İstanbul 13-14 Şubat 2010 Kursu Yazdır e-Posta

13-14 Şubat 2010 tarihinde İstanbul'da yaptığımız kurs yoğun bir katılımla gerçekleşti. Kursumuza her zaman olduğu gibi doğal bir doğumu öğrenmek isteyen ailelerin yanısıra , hamile eğitimi konusunda bilgilerini arttırmak isteyen 2 ebemiz de katıldılar. İstanbul kurslarımız 5 yıldan bu yana devam ettiği için artık çok güzel sonuçlar alıyoruz. Birçok üyemizin yaptıkları bilinçli doğum tercihleri sayesinde, birçok özel hastane doğal doğum yapmak isteyen bu gebelerimizin haklı taleplerine olumlu yönde cevap vermeye başladılar. Yine birçok doktorumuz her normal doğumun doğal doğum olmadığını kabul etmeye başladılar ve talep eden gebelerine doğal doğum yolunda destek olmaya başladılar. Tüm bu gelişmelerin kurslarımıza katılan gebelerimizin doğal doğum yolundaki çabaları ile hız kazandığını söyleyebiliriz.

 Yine daha önce kursumuza katılan ve doğum yapan iki üyemiz tecrübelerini yeni ve heyecanlı annelere aktarmak için kursa geldiler. Özgür ve Kamile...Ekin ve Julien...Doğum hikayelerini heyecanla, yeniden yaşarcasına anllatılar. Onlar kendi kurslarına katılan ailelerden güç bulmuşlardıç Şimdi cesaret verme sırası onlardaydı...

Kurstan sonra çok yoğun değişimler ve duygular yaşandı. Bakın kurstan sonra neler yazdılar;

 Herkese Merhaba,

Kursun başında da kendimi tanıtırken söylediğim gibi bu kursa katılmak için öncesinde yaptığım araştırmaların, okuduğum kitapların hepsi hamile kaldıktan sonra yaşadığım şok ile başladı.Doğal doğum diye bir şeye inanan bir sistem ve sağlıkçılar arasında yaşamıyormuşuz.Ne gerek varmış acı çekmeye sezaryen varken.

Aklıma o zamanlar şu soru gelmişti bir hastalıktan kurtulmak için bir kişinin iki şansı olsa bir süre ilaç ve hastalığın bazı yan etkileri ama kısa sürede iyileşme veya ameliyat kaç kişi ameliyatı seçerdi bu bu kadar kolay mıydı? Anlayamamıştım.Başladım araştırmaya geldiğim son nokta Hakan oldu.

 Evet ben değildim anormal sistemdi.

 O andan itibaren sisteme, sağlık sektörüne (dr., hemşiresine, ebesine) herkese önyargılı bir tavrım, doğal doğumu azcık sorgulayan kişilere agresif bir tutumum vardı. Tabi bir de sezaryene alerjim.

 Ama kurstan sonra hiç de öyle olmadığını gördüm.

Yanımda bana eşlik eden eşimin ve kız kardeşimin satır aralarında yakaladığım değişimlerini gördüm.

Kız kardeşim daha eli ile karnıma dokunamaz, ben yeni doğmuş bebeğe bakamam, elime alamam derken.Doğum videolarını sakince izlediğini, Demir bebek kıpırdadığında elini karnıma götürdüğünü,ben gireceğim doğuma izleyeceğim hem de, bebeği de kimselere vermem hemen dediğini duydum.

Eşimin ben doğuma girmem derken birden girebilirim galibaya döndüğünü.Dün sırtım ağrıyor dediğinde ben sana efloraj yapayım rahatla dediğine ve kursu anlatırken olumlu kelimeleri arka arkaya kullandığını duydum. Eşim zor biridir kolay takdir etmez, kolay beğenmez zordur onu ikna etmek,beğendirmek.Ama benim hissettiğim iyi ki gelmişim oldu onun adına.

 Benim ise bir çok soruma yanıt olduğu gibi, endişelerim de son buldu. 

  • Mütemadiyen sağlık sistemini ve çalışanlarını suçlamanın onlara karşı agresif olmanın gereksizliğini gördüm.Sonuçta yoğun ve yüksek yüzdelerde gezen bazı talepler vardı; sezaryen,epidural,suni sancı vs gibi.. ve bu talep olmadan nasıl olacak ki? doğal bir tepkiydi, şaşırıyorlardı ve çok da inanamıyorlardı belli ki… hem koşullar onları hep acele içinde olmaya itiyordu ki doğum aceleye gelecek bir iş değildi.Suç hepimizdeymiş, bu garip bir kısır döngüymüş.Kimseyi suçlamadan sistemi değiştirmeye çalışmak gerekiyormuş.
  • İstekler kibarca ve doğru dil ile iletildiğinde belli ki etki ediyordu, başaran insanları dinledik.
  • Her şey annenin iç huzurunda ve kendine inanması ile başlıyormuş.İleriye dönük endişeler ile doğal doğum yapılamazmış.Aslanı daha görmeden kaçarsak, aslanı gördüğümüzde ne olacak, bunun için içe dönmek ve ADAB kuralını kullanmak gerekiyormuş.
  • Müdahalelere takılıp bunlara odaklanıp stres yerine sadece sağlıklı bebeğe odaklanmak gerekiyormuş.
  • Doğum süresi boyunca gereksiz patronluk yapmamak sadece öncesinde iyi bir doğum koçu seçmek ve patronluğu bizim adımıza ona devretmek gerekiyormuş.

 Hamileliğim süresince doğum denen eylemin bu kadar güzel bir şey olduğunu ne okuduğum makalelerde,ne kitaplarda,ne bloglarda görmemiştim.Her şeyi tüm çıplaklığı ile öğrenince gördüm ki; bu eşsiz deneyimi hakkı ile yaşayabilmek için daha çok çalışmalı.

 Ve gerçekten insan bilmediğinden korkuyor.

 Hakan’a çok teşekkür ederim.Çok önemli bir şey yapıyor.Bu ticari amaçla yapılacak bir şey değil. Öyle olsaydı ülkemizde sağlık sistemi içinde ne ticari amaç ile iş yapan kişiler var, onlar da bu işe soyunurdu .Yapmadıklarına, yapamadıklarına göre bu duygusal ve fiziksel olarak mesai isteyen bir iş,  profesyonel iş yaşamına ek olarak.

 Şimdi tek isteğim, doğumum başlarken Hakan’ın bir şekilde İstanbul’da bulunması ve benim onu silah zoru ile hastaneye sürükleyebilmem.

Herşey için çok teşekkürler Hakan.

 Sevgiler

Simge Tugce Mertoglu Bozyegit

Herkese Merhaba,
Hamile kaldığımı öğrendiğimden beri "normal" doğum isteyen birisi olmama rağmen böyle bir kursa katılmayı, katılırsam neler kazanacağımı hiç düşünmemiştim. Dolayısı ile de böyle bir kurs arayışına da girmemiştim. Çok tesadüfi olarak bu kursun varlığı öğrendiğimde eşimin de desteği ile bir deneyelim diye düşündüm. Alt tarafı daha geç kalkıp daha çok miskinlik yapacağımız bir haftasonundan feragat etmiş olacaktık.
Ancak kursun ilk yarım saati içerisinde ne kadar doğru bir karar verdiğimizi düşünmeye başladım. Bunu anlamamda daha ilk 10 dakikadaki tanışma faslı bile etkili oldu, değişik yaşlarda, değişik mesleklerde hatta değişik şehirlerdeki insanların buluştukları ortak bir nokta vardı: "bebeğim ve kendim için en iyisini nasıl yapabilirim?" Herkes bunun için gelmişti ama herkesin bulunduğu nokta başlarda farklı seviyelerdeydi. Kimileri "ben zaten normal doğumdan başka bir yol düşünmüyorum,  ancak nelere nasıl hazırlanmalıyım?" sorusunun cevabını bulmak istiyorken benim gibi kimileri de "evet normal doğum mantıklı geliyor ama diğer tarafta 15 dakikalık bir operasyon da cezbetmiyor değil, inşallah bu kurs beni doğum korkularımdan biraz olsun uzaklaştırır da şu normal doğum denen eziyetli şeye cesaret edebilirim" düşüncesiyle gelmişti. Ama 2 gün süren yoğun kursun ardından herkes aynı noktada buluştu: "Mümkün olan en doğal şekliyle doğum yapmak benim ve bebeğim için en iyisi olacaktır".

Kurs sonunda kendime aşağıdaki gibi bir doğum planı yaptım, eminim herkesinkisi de yaklaşık aynı şekilde olacaktır:
  • Ben öncelikle sağlıklı bir bebek ve sağlıklı bir doğum istiyorum.
  • Bebeğimin doğal yollarla dünyaya gelmesi için elimden gelen herşeyi yapacağım, ama tıbbi desteğin faydalı olacağı noktalarda da doktoruma güveneceğim
  • Doğum eğleminin kişiden kişiye değişebilen bir olay olduğunun farkında olacağım ve sabrımın tükenmesine izin vermeyeceğim. Çevremdeki herkesten daha uzun sürebilir doğum sürecim, ama sonunda ben de herkes gibi sağlıklı bir bebeğe kavuşmak için bebeğimin kucağıma verildiği o anı sabırla bekleyeceğim.
  • Doğum sırasında herşeyi yönetmeye çalışmayacağım, herşeyi kontrol edemeyeceğimin farkında olacağım ve ben bebeğimin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesine uğraşırken etrafımdaki profesyonellere de güveneceğim.
  • Her sancının beni bebeğime biraz daha yaklaştırdığını hatırlayıp günün ağarmasından hemen önceki anın en karanlık an olacağına hazırlıklı olacağım.

Bu vesileyle bu çok faydalı kursu organize eden ve bütün bir haftasonu aynı şevkle, enerjisi hiç azalmadan doğum eğleminin doğal sürecini ve tıbbi gerçeklerini bize anlatan, binlerce endişe dolu soruya aynı sabırla cevap vererek içimizi rahatlatan ve en önemlisi "ben bunu yapabilirim" dememizi sağlayan sevgili Doktor Hakan'a çok teşekkür ederim.

Herkese sağlıklı ve doğal bir doğum, sağlıklı bir bebek dilerim.

Umarım hepimiz daha sonraki kurslara katılıp Ezgi gibi Kamile gibi doğum hikayelerimizi mutlu bir tebessümle anımsayarak heyecanli anne-baba adaylarina faydali olacak sekilde anlatabiliriz.

Herkese sevgiler, selamlar...

Cicek
 
Sevgili Hakan Bey ve katılımcı arkadaşlar,
 
Bu kısa süreli kursta doğum hakkında bugüne kadar hiç bilmediğim şeyleri öğrendiğimi öncelikle itiraf edeyim. İlk doğal doğum filmini Hacettepe Üniversitesindeki öğrencilik yıllarımda Biyoloji Bölümünün sergisinde izlemiştim (1985). Günlerce aklımdan çıkmamıştı bir insanın nasıl dünyaya geldiği. Bu kursta ise olayın arka planını daha iyi görebildik. Kadının doğuma hazırlanışı yani.
 
 
Öğrendiklerimi şöyle özetleyebilirim
 
  • doğum sadece fiziksel değil zihinsel ve duygusal bir eylemdir
  • sadece pozitivist tıbbi yöntemlerle doğum olayına yaklaşılmamalı
  • doğumun manevi-spirtüel bir boyutu olduğu da kabul edilmeli (sıkı materyalistler buna karşı çıkacaktır)
  • doğal doğum yaklaşımı sezaryana değil gereksiz ve zamansız sezaryana karşıdır
  • doğum öncesi uygulanan rutin müdahaleler çok gerekl olmadıkça uygulanmamalı ve gebeyi "hasta" etmemelidir
  • gebelerin nefes alıştırmaları ve meditasyonlar ile doğuma psikolojik ve bedensel olarak önceden hazırlanmaları çok önemli ve doğumun başarısını etkliyen bir süreçtir
 

Hamile Egitim Merkezi
Doğal Dogum