Sezaryen Sonrası Normal Doğum

Sezaryen Sonrası Normal Doğum

Ayşegül bana ilk geldiğinde 6 haftalık gebeliği olmasına rağmen gebelik kesesi gözükmüyordu. Bu durumda üç ihtimal söz konusudur. Ya gebelik ilerlemiyordur, ya dış gebelik vardır, ya da geç bir yumurtlama söz konusudur. Bunun tanısı ancak zamana saygı gösterip, bekleyerek konulur. Biz yine de kanda gebelik testleri ile de takip etmeye karar verdik. Takipler sonucu gebeliğin sağlıklı bir şekilde ilerlediğini gördük. Ayşegül beklediğimiz tarihten 2 hafta daha geç hamile kalmıştı.
Ayşegül’ün 6 yaşında bir kızı vardı. Onu normal doğurmak istemiş ancak erken doğum ve açılma olmaması sebebi ile doğum sezaryenle gerçekleşmiş. Bu sefer normal doğum yapmak istediğini söyledi ve kendisini destekleyip desteklemeyeceğimi sordu. Diğer doktorların birçoğu bu isteğine şimdiden hayır demişti. Doğal doğumdan yana taraf olmuş birinin bu soruya vereceği cevap çok belliydi. Belli şartları yerine getirirse doğumunun sorumluluğunu alacağımı söyledim. Bu şartlar doğumu öğrenmesi, eğitimlere ve yoga derslerine gelmesi ve ters gidebilecek olaylar konusunda bilgi sahibi olmasıydı. Bu konularda da anlaştık.
Günler çabuk geçti ve Ayşegül’ün gebeliği 7 aylık oldu. Her hafta düzenlediğimiz sohbet toplantılarının bazılarına gelmiş, 1 ay yoga sınıfına devam etmişti. Ama asıl doğuma hazırlık kursumuza gelmemişti. Yani tam olarak da hazır olmadığını düşünüyordum.
Doğum zamanı yaklaştığında doğumda ters gidebilecek olayları konuştuk. Bunlara karşı birkaç önlem aldık. Gerektiğinde kan verebilecek kişilerin listesini yaptık. Artık sadece bebeğin karar vermesini bekleyecektik. Kolay bir doğum olursa normal doğuma karar verecekti. Ancak risk almayı da düşünmüyorduk. Doğum zor giderse şartları zorlamayacaktık ve sezaryen yapacaktık.
Evvelsi gece saat 01’de telefonum çaldı. Arayan Ayşegül’dü. Bana kasılmalar ne kadar süreyle olursa hastaneye gelmesi gerektiğini sordu. Doğumu henüz başlamamıştı, hafif kasılmaları vardı. Bu konuları daha önce konuşmuştuk ama herhalde panik olmuştu. Anlattım ve doğum başlayınca aramasını söyledim. Bu telefon beni 04’e kadar olan uykumdan da etmişti. Oysa ben de griptim ve dinlenmeye ihtiyacım vardı.
Ayşegül ertesi gün muayenehaneye geldi. Kasılmalarım var diyordu ama açıklık yoktu. Muayenede şiddetli bir mantar enfeksiyonu saptadım. Bunu bana söylememişti. Buna açıkçası biraz bozuldum. Söyleseydi tedavisi çok kolaydı. Bebeğin ultrasonda keyfi yerindeydi, NST sonucu bebek kalp atışları iyiydi ve kasılma yoktu. Geceyi uykusuz geçiren Ayşegül’e tedavilerini verdim ve eve gidip dinlenmesini söyledim.
Benim de gribim devam ediyordu. Soğukların da etkisi ile ( Marmaris güneşli ama nispeten soğuk bir gün geçirdi. Sıcaklık 10 derecenin altına inince bizim için kara kış etkisi oluyor) kendimi çok yorgun hissediyordum. Gece yatmadan önce Ayşegül geldi aklıma.” İnşallah doğumu bu gece başlamaz.” Dedim. Başlarsa da sabaha doğru gelsin ve gelir gelmez doğursun istedim.
Bu sabah. Saat 05:30. Telefonum açtığımda bu sefer Ayşegül’ün ablası bana sesleniyordu. Ayşegül artık dayanamıyor, beli çok ağrıyor diyordu. Hastaneye geçmelerini söyledim. Gözümü zor açıyordum. O saatten sonra uyku mümkün mü? Kafamda hemen senaryolar geçmeye başlamıştı bile. Açılma yoksa birkaç saat daha bekleyecektim. Sonra…
1 saat sonra hastane ebesi aradı. Telefonda söylediklerini duyunca önce inanamadım.
“Gebeniz Ayşegül Hanım geldi. 8 cm açıklığı var. Baş yerleşmiş. Silinme tam. Su kesesi duruyor. Bebek kalp atışları çok iyi. 1 saate kalmaz doğurur.” Demek ki başka şey isteseydim o da olacakmış derler ya, benim durumda buna dönmüştü.
Ebe takipleri zaten yapıyordu. Madem ben olmadan işler iyi gidiyor, ben de hastaneye gitmekte acele etmeyeyim bari. Böyle rahat olduğum durumlarda doğumlar da çok rahat ilerliyor. Ne zaman bir doğumla ilgili gerginlik hissetsem, doğumda mutlaka bir problem oluyor.
Hastaneye gittiğimde artık doğumun son aşamaları yaklaşmıştı. Ayşegül hemen hemen tüm doğal doğumlarda gelinen noktadaydı. Çok yorulduğunu düşünüyordu. Olmayacak gibi hissediyordu. Ve bir şeylerin ters gittiğini zannediyordu. Oysa her şey tereyağından kıl çeker gibi kolay gelişmişti. Ben her zaman yaptığım gibi önce onu onayladım. Çok yorulduğunu anladığımı söyledim. Ardından her şeyin yolunda olduğunu söyledim ve yapması gerekenleri hatırlattım. Ayşegül’ün ikinci bebeğiydi ama ilk doğumuydu. İlk defa ıkınma şansını yakalamıştı. Ama kararsızlıkları vardı. Verdiğim güvenle bunu da aştı. Bir yandan terliyor, bir yandan da bebeğini itiyordu.
15 dakika sonra, son güzel bir ıkınmayla bebeğin başı vajenden dışarı çıktı. Ardından omuzları, kolları ve bütün gövdesi ile artık elimdeydi. Her zaman yaptığım gibi projektörü kapatmıştım. Gereksiz bağırmalar yoktu. Ebeler de benim doğumlarıma alışmışlardı. Anne ve bebeğine saygılı bu ortamda, bebeği kordonu kesmeden Ayşegül’ün kucağına bıraktım.
Hep bunun hayalini kurmuştu Ayşegül. Bebeğimi doğurmak istiyorum diyordu. İnançlıydı. Kararlıydı. Ne olursa olsun bu anı yaşamak istiyordu.
Kollarına bebeğini aldığında Ayşegül’ün yüzündeki gurur tüm mimiklerine yansımıştı. Bir yandan kucağındaki bebeğe inanamıyor, diğer yandan da başardığını bilmenin gururunu taşıyordu.
Kordondaki kalp atımı durunca kordonu kestim. Bebek Ayşegül odadan çıkana kadar onun kucağında kaldı. Bebeklerin doğumdan sonra mümkün olduğunca kısa sürede anne cildiyle temas etmesini ve mümkün olduğunca çok fazla orada kalmasını hedefliyoruz. Doğumdan sonraki bu kritik dakikalar bebeklerin sevme kapasiteleri üzerinde çok olumlu etkiler bırakıyor. Bu bebeklerde güven duygusu daha iyi gelişiyor. Bu bebekler daha iyi emiyor. Daha çabuk ısınıyor. Kalp atımları ve nefes alışları çok daha çabuk dengesini buluyor.

Sezaryen sonrası vajinal doğum  (SSVD)konusu ülkemizde yavaş yavaş tartışılmaya başlanıyor. Açıkçası günümüzde SSVD yapmak isteyen kadınlarımız bu uygulamanın önünü açanlar olarak doğum tarihimize geçecekler. Ayşegül de bunlardan biri oldu.
Kendisini sabrı ve doğuma inancı için kutluyorum.

26.01.2010-Marmaris
Dr. Hakan Çoker



Bu haberi paylaşın
Facebook! TwitThis
 
Giriş Formu
Kurs haberleri, E-Bülten ve yeni yazı eklentilerini almak için kayıt olunuz.



İstatistikler
İçerik Tıklama Görünümü : 289136