|
39 yaşındaki Laurence Arslan merkezimizin kuruluşundan bugüne bizlere gönüllü olarak destek veriyordu. 1 yıl önce İstanbul Tüp Bebek Merkezinde tüp bebek yöntemiyle hamile kaldı.
Hamileliği boyunca bebekle inanılmaz bir iletişim kurdu.Bizlere hamilelik döneminde ideal bir gebenin neler yapması gerektiği konusunda örnek oldu. Aldığı eğitimler sayesinde kendi doğumu ile ilgili planları sağlıklı bir biçimde yapacak duruma geldi. Doğumunu evde ve doğum havuzunda yapmayı planladı.Özel doğum havuzu aylar öncesinden getirildi.Hatta doğumda bulunacak ekip 15 gün önceden toplanıp prova yaptı. Doğumunun müdahalesiz ve kendiliğinden başlaması planlandı.Ve öyle de oldu.
Doğum saat 15:30 da başladı.Gerisini Laurence'dan dinleyelim: "Eşim havuz ve diğer hazırlıkları yaparken ben balkonda oturdum.Mutluluk içinde sakin bir şekilde kendimi ve bebeğimi izliyordum. Doğum yavaş ve çok güzel bir şekilde devam ediyordu.Evde olmak ayrı bir huzur veriyordu.Kendimi daha fazla güvende hissediyordum. 6 kişiydik, Dr. Hakan, Ebe Seher, çekimler için Gülşah, eşim Günay, bebeğimiz Selim ve ben. İlk doğum olmsına rağmen çok hızlı ilerliyordu.Saat 23:00 gibi 9 cm açıklığa ulaşmıştık. Bu zamana kadar her kasılmada kendime dönüyordum. Eşimin desteği ile zihin ve nefes çalışmaları uyguluyordum. Her kasılmada eşimle sarılıyordum ve sanki dans ediyorduk. O kadar mutluluyduk ki aralarda hep gülüyorduk.Herşey rahat ve harikaydı. Kasılmaların iyice hissedildiği bu anlarda, saat 24:00 te havuza girdim, su 37 derecedeydi. Suya girer girmez büyük bir rahatlama yaşadım.Doğuma kadar suda kaldım.Bu aşamada eşimin büyük desteği vardı.Doğum ekibimiz sessiz bir saygıyla bizi sadece izliyordu. Ve saat 01:30:Doğum anı inanılmazdı, sanki dünya durmuştu. Onu bekliyordum ancak bu anın bu kadar güzel olabileceğini hayal etmemiştim.Doğar doğmaz o sıcaklığıyla kollarımdaydı. Eşim, ben ve bebeğimiz o anda kenetlenmiş "BİR" olmuştuk. Refleks bir ağlamadan sonra göğsüme yatınca kendini bırakıverdi, kopmayı değil buluşmayı yaşadık. Bütün doğum sırasında hiç acı hissetmedim, ama isteseydim sanırım hissederdim. Doğum sırasında ince bir çizgi üzerine yürüyoruz.Kasılmaları ağrı veya sadece baskı olarak hissetme tercihi bize ait. Ben her kasılmayı bebeğin başının baskısı olarak algıladım ve ağrı çekmedim.Kendimi çok hazırladım ve ağrısız bir doğum olacağına çok inandım. Genelde gebeler ve hatta doktorlar doğumda mutlaka acı çekmemiz gerektiğine inanıyorlar ve korkuyorlar, korkutuyorlar.Ben tam aksi bir tecrübe yaşadım.Doğumu harika ve acısız doğal bir olay olarak hissettim. Doğum tecrübesinden sonra kurslarda verdiğimiz pozitif bilgilerin gerçekten ne kadar işe yaradığını kendim bizzat tecrübe etme şansına sahip oldum.Artık eğitimlerimizi çok daha güvenle verebileceğimize inanıyorum. Şimdi bebeğimize bakıyor da, çok huzurlu, sakin ve mutlu gözüküyor. Daha birkaç günlük olmasına rağmen bizimle sürekli iletişim halinde, isteklerini nasıl ileteceğini biliyor.Biz de onun dilini öğreniyoruz.Hayata çok güzel bir başlangıç yaptığına inanıyorum. Doğal doğum annelerimizin olduğu kadar bebeklerimizin de ihtiyacı. Tüm gebelerimizi doğal doğumu yaşamaya davet ediyorum." Biz de Laurence'ı kendine ve bebeğine güveninden dolayı kutluyoruz.
Laurence'ın doğumuyla ilgili video görüntüleri için tıklayınız...
|