Anasayfa | Lamaze yöntemi nedir? | Lamaze felsefeleri | Kurslar | Yazılar
| Kurs Resimleri |Doğum Haberleri
| Biz Kimiz | Bize ulaşın | Linkler | Sizden gelenler
| Program

Doğum Haberleri

DOĞUM HABERLERİ

Gebelik veya doğum tecrübelerinizle ilgili bizlerle paylaşmak istediğiniz anılarınızın burada yayınlanması için bize mail atınız.

dscf9689_mail.jpg

dscf9738_mail.jpg

dscf9730_mail.jpg

39 yaşındaki Laurence Arslan merkezimizin kuruluşundan bugüne bizlere gönüllü olarak destek veriyordu.
1 yıl önce İstanbul Tüp Bebek Merkezinde tüp bebek yöntemiyle hamile kaldı.
Hamileliği boyunca bebekle inanılmaz bir iletişim kurdu.Bizlere hamilelik döneminde ideal bir gebenin neler yapması gerektiği konusunda örnek oldu.
Aldığı eğitimler sayesinde kendi doğumu ile ilgili planları sağlıklı bir biçimde yapacak duruma geldi.
Doğumunu evde ve doğum havuzunda yapmayı planladı.Özel doğum havuzu aylar öncesinden getirildi.Hatta doğumda bulunacak ekip 15 gün önceden toplanıp prova yaptı.
Doğumunun müdahalesiz ve kendiliğinden başlaması planlandı.Ve öyle de oldu.
Doğum saat 15:30 da başladı.Gerisini Laurence'dan dinleyelim:
"Eşim havuz ve diğer hazırlıkları yaparken ben balkonda oturdum.Mutluluk içinde sakin bir şekilde kendimi ve bebeğimi izliyordum. Doğum yavaş ve çok güzel bir şekilde devam ediyordu.Evde olmak ayrı bir huzur veriyordu.Kendimi daha fazla güvende hissediyordum.
6 kişiydik, Dr. Hakan, Ebe Seher, çekimler için Gülşah, eşim Günay, bebeğimiz Selim ve ben.
İlk doğum olmsına rağmen çok hızlı ilerliyordu.Saat 23:00 gibi 9 cm açıklığa ulaşmıştık. Bu zamana kadar her kasılmada kendime dönüyordum. Eşimin desteği ile zihin ve nefes çalışmaları uyguluyordum. Her kasılmada eşimle sarılıyordum ve sanki dans ediyorduk. O kadar mutluluyduk ki aralarda hep gülüyorduk.Herşey rahat ve harikaydı.
Kasılmaların iyice hissedildiği bu anlarda, saat 24:00 te havuza girdim, su 37 derecedeydi. Suya girer girmez büyük bir rahatlama yaşadım.Doğuma kadar suda kaldım.Bu aşamada eşimin büyük desteği vardı.Doğum ekibimiz sessiz bir saygıyla bizi sadece izliyordu.
Ve saat 01:30:Doğum anı inanılmazdı, sanki dünya durmuştu. Onu bekliyordum ancak bu anın bu kadar güzel olabileceğini hayal etmemiştim.Doğar doğmaz o sıcaklığıyla kollarımdaydı. Eşim, ben ve bebeğimiz o anda kenetlenmiş "BİR" olmuştuk.
Refleks bir ağlamadan sonra göğsüme yatınca kendini bırakıverdi, kopmayı değil buluşmayı yaşadık.
Bütün doğum sırasında hiç acı hissetmedim, ama isteseydim sanırım hissederdim. Doğum sırasında ince bir çizgi üzerine yürüyoruz.Kasılmaları ağrı veya sadece baskı olarak hissetme tercihi bize ait. Ben her kasılmayı bebeğin başının baskısı olarak algıladım ve ağrı çekmedim.Kendimi çok hazırladım ve ağrısız bir doğum olacağına çok inandım.
Genelde gebeler ve hatta doktorlar doğumda mutlaka acı çekmemiz gerektiğine inanıyorlar ve korkuyorlar, korkutuyorlar.Ben tam aksi bir tecrübe yaşadım.Doğumu harika ve acısız doğal bir olay olarak hissettim.
Doğum tecrübesinden sonra kurslarda verdiğimiz pozitif bilgilerin gerçekten ne kadar işe yaradığını kendim bizzat tecrübe etme şansına sahip oldum.Artık eğitimlerimizi çok daha güvenle verebileceğimize inanıyorum.
Şimdi bebeğimize bakıyor da, çok huzurlu, sakin ve mutlu gözüküyor. Daha birkaç günlük olmasına rağmen bizimle sürekli iletişim halinde, isteklerini nasıl ileteceğini biliyor.Biz de onun dilini öğreniyoruz.Hayata çok güzel bir başlangıç yaptığına inanıyorum.
Doğal doğum annelerimizin olduğu kadar bebeklerimizin de ihtiyacı. Tüm gebelerimizi doğal doğumu yaşamaya davet ediyorum."
Biz de Laurence'ı kendine ve bebeğine güveninden dolayı kutluyoruz.

Laurence'ın doğumuyla ilgili video görüntüleri için tıklayınız...

Hakan bey merhaba, 07.03.2008 tarihinde oğlumuzu, İbrahim Yanık beyle birlikte dünyaya getirdik. Sabaha karşı 3,5'da hastanedeydik, gece 21:54'te normal doğum gerçekleşti (evet erken gittiğimizi biliyorduk ama ne yapalım heyecan işte). Nefes egzersizlerinin müthiş yararını gördük, epidural kullanmadık. Sabah hastaneye geldiğimizde hemen damar yolu açmak istediler (hastane personeli), biz kabul etmedik, kasılmalar yoğunlaştığında odaya giren hastane görevlilerini dışarı çıkarttık, odada İbrahim bey, Işıl hanım ve ben vardık sadece. Bebeğimiz kafasının yanına kolunu da koyduğu için doğum biraz uzun ve zahmetli oldu ama gerçekleşti. Bebeğimizin kordonu kesilmeden annesinin kucağına verilmesi inanılmaz bir görüntüydü. O anki sakinlikleri (anne ve bebeğin) şaşırtıcı idi. Hatta eşim bebeğimize usulca bir dokunuştan sonra"tamam alıp gerekenleri yapın" diye talimat bile verdi. Sanırım o an benden başka kontrolünü kaybeden yoktu. Kursta izlettiğiniz görüntülerden birinde doğumun hemen ardından bebeğe ilk işlemler yapılırken baba bebeğin yanına gelip konuşuyor ve bebek sakinleşiyordu, aynısını biz de yaşadık, sesimi duyan bebeğimin sakinleşmesi inanılmazdı. 26-27 Ocak tarihlerinde katıldığımız kursunuzun mental açıdan bizi –çok istediğimiz- normal doğuma son derece başarılı bir şekilde hazırladığını gördük. Her şey için teşekkür ederiz.

Zeliha-Tolga-Rüzgar Önge
Bu mailimi sitenizde de yayımlarsanız sevinirim. Kursunuzun yararını ne kadar çok insan öğrenirse o kadar iyi olur. Adı üzerinde; normal doğum işte.

sb1_mail.jpg

sb2_mail.jpg

Saat 05:00. Yeni bir doğumdan geliyorum.
İlk kez doğum yapacak Halime hastaneye saat 10:00 da geldi.
1cm açıklık %60 silinme. Evine yolladım daha erken diye. Çok erken hastaneye yatmaları uygun değil. Saat 1900 da tekrar geldi.3cm %80 silinme. 20:00 de kasılmalar sıklaşınca ben yapamıyacağım dedi. Belli ki doğumun kendine has girdaplarından birine girmişti. Gebeliğinin başında da sezaryen düşünüyordu. Kurs sonrası normal doğuma karar vermişti. Ona kursu ve çalıştıklarını hatırlattım. Kendine ve bebeğine güvenmesini istedim. Arkadaşı Esra doğum koçluğunu üstlendi.(Esra’ da hamile ve şu anda merkezimizde doğuma hazırlık kursuna devam ediyor)24:00 de 6 cm olmuştu. Artık daha iyiydi ve kasılmalarda kendine konsantre oluyordu. Sezaryen isteği geçmişti. 03:00 de 10 cm olmuştu bile. Artık kontrol ondaydı. Çok güzel ıkınmalarla bebeğini yavaş yavaş ilerletiyordu. Artık panik değildi. Evet yorgundu ama artık gözlerinde doğuma olan inancı seçilebiliyordu.
Ebelerin dışında diğer servis hemşireleri de onun yanındaydı. Onun bu çabalarını takdir eden gözlerle izliyorlardı. Hastanedeki hemşireler bile en kolayını, yani sezaryeni tercih ederken normal doğum için bebeğiyle birlikte çalışan Halime onlar için bile kahramandı.
03:50 ye kadar bazen yatağında bazen ayakta ıkındı ve bebeğini çok güzel ilerletti.
Son ıkınmaları beklerken birazda yorgunluğun etkisiyle düşünmeden edemedim; Başka bir doktor olsaydı baştan sezaryene alır, evinde şimdi uyuyor olurdu. Veya en iyi ihtimalle doğumu başından itibaren hızlandırır ve yine uyuyor olurdu. Birileri yanlış yapıyordu ama acaba kimdi?

İşte tam o sırada son ıkınmalarla bebeğin başı gözüktü. Artık o sezaryen isteyen Halime gitmiş bebeği için çalışan Halime gelmişti. Son ıkınmayla bebeğin başı çıktı, geri kalanını Halime yine kendisi halletti. Omuzların çıkmasıyla birlikte uzattığı kollarıyla bebeğini alıp göğsüne yatırdı.

İşte o an herşeye değerdi. Herseferinde olduğu gibi bir kez daha doğum mucizesine ve anne-bebek bağının o ilk saniyelerdeki oluşumauna tanık oldum. Hergün doğum gören ebeler bile duygulanmıştı. Halime birkaç saniye önce doğan bebeğine sarılıyor ve ondan özür diliyordu."Beni yordun dediğim için özür dilerim, hepsini unuttum, sen mükemmel bir bebeksin."
Bebeği kendisini ilk ağlama sonrası gevşek bir şekilde annesinin bedenindeki güven dolu sıcaklığa bıraktı. Ağlamak yerine sakin nefesler alıyordu. Ara ara başını kaldırıp annesine bakıyordu. Ve anlamlı gözlerle etrafını inceliyordu.
Daha önceleri doğum anında yüksek sesle konuşmaya alışık ebelerimizi sessizliğe davet ederdim. Ancak farkettim ki artık ebelerim de doğum anının kutsallığını yeniden keşfettiler. Hepsidoğum anında uyarmaya gerek kalmadan, anlaşmışçasına sessizleştiler. Sahneyi başroldekilere yani anne ve bebeğine bıraktılar.
Ve ben yorgunluğuma rağmen birkez daha ne kadar doğru bir yolda olduğumu keşfettim. Eve dönüş yolumda içimde yaşadığım huzurun tadıyla sizlere seslenmek ve bu güzel doğumu paylaşmak istedim.
Sevgilerimle.
23.02.08 05:30

Harika bir doğum yaptım.Hele o bebeğimin doğduğu ve kucağıma tüm doğallığıyla bırakıldığı anı unutamıyorum.Dünya durmuştu sanki.Sadece o ve ben vardık.
Ben kısmen kursa gelmenin doğumu kolaylaştıracağını düşünmüştüm.Ama doğum sırasında anladım ki kursta öğrendiklerimizi evde mutlaka çalışmak lazım.Dürüst olmak gerekirse evde çok çalışıp uygulamadık.Hep doğuma var dedik eşimle ve asıl çalışma zamanı geldiğinde işlerim çok yoğunlaştı.Herşeye bir bahanem vardı yani :)
öncelikle ilk baştan başlayayım.Ben asla normal doğum yapamam ve direkt sezeryan olurum diyenlerdendim.Hatta doğumumu bile özel
hastanede yapacaktım çünki sezaryen olmayı planlamıştım ama doktorumdan memnuniyetsizliğimden dolayı Hakan Bey'e geldik.Ve kurslara katıldık.O zaman normal doğum yapabilirim dedim kendime.Zaten Esra'da yıllardır arkadaşım o ilk doğumu normal yaptığı için bana da her zaman sende normal doğum yapabilirsin derdi.Kursa katıldığımda korkularımdan kurtulduğumu herşeyi yeterince öğrendiğimi ve çok da kolay bir normal doğum yapabileceğimi düşündüm.Çalışmaların bu kadar önemli olduğunu kavrayamamıştım.Oysa Hakan Bey'in daha ilk günlerde çok güzel bir söylemi olmuştu.İnsanlara milyondolarlık bir
proje var dersiniz ve insanlar ne kadar süre gerekirse gece gündüz çalışırlar demişti.Oysa benim milyon dolardan daha önemli bir projem
vardı ve biz çok önem vermedik çalışmalara.Ne de olsa kursa katılmıştım.
Doğum anı gelip çattığında açılmam çok yavaş oldu.Bir de burada bahsetmek istediğim 'beklentiler'. Ben hep çok kolay doğum yapacağıma inandım.Sanki böyle bir pazarlık yapılabiliyormuş gibi.Tanıdığım
birçok arkadaşım 6 ila 8 saat içerisinde doğum yapmıştı.Ben de öyle inandım.ve hastaneye ikinci gittiğim sırada açılmamın 3 cm olduğunu öğrenince dumura uğradım.çok yavaş ilerliyordu.Kasılmalarım
sıklaşmıştı ve benim gücümün tükenmeye başladığını hissediyorum.İlk
o an dedim hakan beye beni sezeryana alın diye ama o bana bıkmadan usanmadan kursta öğrendiklerimizi hatırlattı, beni motive etti.oysa aynamın karşısına astığım en başta ve en büyük motive cümlem 'yavaş
ve sakin bir doğuma odaklandım 'idi.ama bunu bile uygulayamadım çünkü beklentilerim korkularım ve o anların bitmesi isteği beni ele geçirmişti.ve ne kadar istesem ve uğraşsam da kendimi toparlayamadım o
an.Ama yine tüm hastane ekibi ve Hakan Bey yanımdaydı.Sürekli pozitif cümlelerle beni sakinleştiriyorlardu.Ve tabii Esra.Doğum koçunun önemini orada anladım.
Yani dediğim gibi bu 3 kişilik ekip olmasa başaramazdım.Yani tüm bunlardan sonra benim demek istediğim;
1-kursa gelmek tek başına yeterli değil çok çalışmak gerekiyor.
2-beklentiler olmamalı,herdoğum kendine özel kendine has.
3-doktor seçimi çok önemli.doktorunuzla tüm bunları konuşmuş ve
planlamış olmanız gerekiyor.
herkese sağlıklı günler dilerim.

Halime Esgin Bilgin..



dsc00768_mail.jpg

dscn1704.jpg

Berrin Hanım'ın ikinci bebeği.Kurslar sırasında bize ilk doğumunda birçok şeyin farkına varamadığını ve hissedemediğini ifade etmişti.Özellikle ıkınma sırasında başaramadığını anlattı.Kursa geliş amacı da bu doğumunda herşeyin farkında olarak daha bilinçli bir doğum isteği idi.
Kursun bitimine bir ders daha olmasına rağmen bebeğimiz dünyaya merhaba demek istedi.Gece 23:30 da beni aradı ve çok hafif kasılmaları olduğunu söyledi.Hastaneye geldiğinde saat 24 olmuştu ve 4 cm,%80 silinme ile doğal doğumu aktif faza geçmişti.Yarım sat sonra açıklık 9 cm'e ulaştı.Tamamen hareket özgürlüğünü kullanarak ve bedenini izleyerek, yönlendirmeye gerek kalmadan sakin bir şekilde yatağında güzel bir doğum yaptığında ssatler 00:45'i gösteriyordu.Yani aktif dönemi sadece 1 saat 15 dakika sürdü.
Kendisine sorduğumda bu sefere doğumun her aşamasını içinde hissettiğini ve bedeninin yönlendirmelerini izleyerek rahat bir doğum yaptığını ifade etti.

Doğumlar içinde zor olanları olduğu gibi, eğer doğasına bırakılırsa bu kadar kolay olanları da oluyor.Üstelik doğumların birçoğu böyle sorunsuz ve rahat oluyor.Tek yapmanız gereken ortama ve kendinize güveni sağlayarak doğum işini bedeninize ve bebeğinize bırakmak.12.12.2007










dscn1706.jpg

dsc00766mail.jpg

İKİZLERİN DOĞUMU,
Filiz-Melih çifti ikiz bebeklerinin doğumlarını sabırsızlıkla bekliyorlardı.Kendi istekleri doğrultusunda Cumartesi sabahı epiduralanestezi ile sezaryen için randevulaştık.
Ancak Cuma akşamı bebekler gelmeye karar verdiler.(Her zaman söylerim bebekler en iyi kararı vereceklerdir.)Filiz'in suları geldi.Beni aradılar.Derhal hastaneye gittim ve sezaryen öncesi sadece kontrol amaçlı muayene edince çok şaşırdım.Filiz hiçbirşey hissetmemesine rağmen 7 cm açıklığa ulaşmıştı bile.Bu durumda normal doğumun bebekler açısından daha sağlıklı olacağını düşünerek Filiz'i ikna etmeye çalıştım.Ancak yılardır sezaryene hazırlanmış ve başka birşey düşünemeyen Filiz haklı olarak sezaryende ısrar etti.(Bu aşamada çevre faktörü çok etkili oluyor.)
Ancak sonunda ailesi ve doktoruna güvenerek kabul etti.Korkuları hala devam ettiğinden aktif doğumunun başlaması zaman aldı.(Korkularınız doğumu durduruyor)2 saat sonra 1/2 saatlik aktif bir doğum eylemi sonrası önce kızımız sonra da oğlumuz annelerinin onu bekleyen kollarıyla kavuştu.Doğumdan hemen sonra Filiz bunları başardığına hala inanamıyordu.Filiz ve ailesi ertesi sabah evindeydiler, ne bir ağrı ne bir sızı,bebeklerini rahatça emziren ve onlarla bütünleşen bir anneydi artık.
Ülkemizde ikiz doğumların büyük bir çoğunluğu sezaryenle doğmaktadır.Doktorlarımız bile artık ikiz doğumlarda korkmaktadır.Bence karar aşamasını biraz da bebeklere bırakmakta yarar var.Bazen öyle kolay doğumlar oluyor ki iyi ki normal doğumu beklemişim diyor çiftler.
Filiz bu hafta kendisinin de katıldığı ve devam eden gruba gelerek doğumu bekleyen arkadaşlarına yaşadıklarını anlattı.Gebelerimiz ne kadar çok pozitif hikaye duyarlarsa doğumlarına korkusuzca hazırlanmaları o kadar kolay olacaktır.
Doğal doğum yolunda bana ve bebeklerine güvenen Arslan ailesine teşekkür ediyor ve ikizleri ile sağlıklı günler diliyorum.01.12.2007

doğumdan 1 hafta sonra hem kontrole hem de yaşadıklarını doğum yapmamış grup üyeleriyle paylaşmaya geldiler

4 günlük bebeğimiz tutku,şimdiden sakin bir bebek

Hakan ve özlem İzmir'de yaşıyorlar.İlk bebekleri..Son ayları geldiğinde doğumlarını planlarken karşılaştıklarını şöyle anlattılar;

"Hangi hastane veya doktora gitsek doğum dediğimizde bize hep yapacakları müdahaleler veya sezaryen'den bahsetmeye başladılar.Bize hep hasta muamelesi yaptılar.Oysa biz hasta değildik ki..sadece doğumumuzu yapacak güvenli bir yer arıyorduk.Doğumumuzu kendimiz yapmak, acil bir durumda müdahale istiyorduk"

Sonunda doğumlarına 2 hafta kala benimle konuştular ve aldıkları güvenle Marmaris'te doğum yapmaya karar verdiler.Doğuma 10 gün kala geldiler.Devam eden bir grubumuzun 2 dersine katılma şansları da oldu böylece nefes teknikleriyle de tanıştılar ve gevşemeyi öğrendiler.Doğum kendiliğinden başladı ve öyle devam etti.Mükemmel bir uyum içindeydiler.Hele o doğum anını görmeliydiniz.Doğum anında salgılanan o doğal hormonların da etkisiyle tüm yorgunluğuna rağmen yüzüne bir canlılık geldi.Doğumunu hiçbir müdahaleye gerek kalmadan (epizyo bile açılmadı)tamamen kendi bedenini izleyerek yaptı.Bebeği doğar doğmaz annesinin onu bekleyen göğsü ve kolları ile karşılaştı.Doğumun getirebileceği yanlızlık ve güvensizlik duygularını yaşamadı bile.Bu yüzden bebeği diğer bebeklerimizde olduğu gibi sakin ve gevşekti.Ağlama gereğini hissetmedi.Doğum odasında bebeğe ve doğum anına saygılı bir sessizlik vardı.Bağırış-çağırış yoktu.Sağlıklı bebekeleri ile birlikte 1 hafta sonra evlerine döndüler.
Onlar hayal ettikleri bir doğum için araştırdılar, planladılar ve hayal ettikleri gibi bir doğum yaptılar.
Lütfen doğumlarınızı artık planlayabileceğinizi bilin ve bunun için kendinizi eğitin.

Sevgili doktorumuz Hakan;
TuTku'muz 45 günlük oldu.Sağlığı ve gelişimi mükemmel:) Gebelikle başlayan ve doğum süreciyle doruğa ulaşan ve gözümüzün önünde günden güne büyümekte olan bebişimizle kurduğumuz bağ hayatımızın tutkusu oldu. Her geçen gün çevremizde doğum yapan pek çok kadınla ilgili pek de hoş olmayan haberler alıyoruz. Ancak elden üzülmekten başka bir şey gelmiyor. Araştırmalarımızdan edindiğimiz ve senin bize kısacık sürede aktardığın her bilgiyi çevremizde bulunan insanlara aktarıyoruz. Ayrıca kendi doğum tecrübemi de paylaşıyorum ve dinleyenler şaşkınlık içinde kalıyorlar, "insanın doğurası geliyor" diyorlar. Doğumumuz için İzmir'den Marmaris'e gelmiş olmamız, bebişimiz ve bizim ruhsal sağlığımız açısından almış olduğumuz en doğru karar... Şartlar da uygun olduğundan istediğimiz gibi normal bir doğum yapmış olmak ve gebelikte olduğu gibi doğum sürecinde de eşimle beraber olmak ayrıca tüm bu zorlu sürecin sonunda sağlıklı ve mutlu bir bebeğe sahip olmak; pek çok kadına göre kendimi şanslı hissetmemi sağlıyor. Tüm bunlarda senin payın oldukça büyük. Sen hayatımız boyunca unutamayacağımız insanlardan birisin. Bize sunduğun tüm güzellikler için tekrar tekrar teşekkürler. Senin zihniyetinde doktorlara çok çok ihtiyaç var. Umarım sahip olduğun zihniyet bir çığ gibi yayılır.
Sevgiyle kal...
Özlem - Hakan AKI

didem_2.jpg

ay_en2.jpg

İki güzel doğumumuz aynı gün gerçekleşti.
Didem ve Ayşen bebeklerine 8 ağustos günü normal doğumla kavuştular.İkisi de devlet hastanesinde doğuma kadar aynı odayı paylaştıktan sonra önce Ayşen doğum yaptı.Bu sırada Didem Ayşen'e destek veriyordu.Doğumdan sonra da destek sırası Ayşen'e gelmişti ve Didem'e herşeyin kolay olacağını anlatıyordu.
Gerek açılma dönemi gerekse doğum sırasında bizlerebebeklerine ve bizlere destek veren her iki üyemize de teşekkür ediyorum.Onlar bebeklerine ilk dakikalarında çok güzel merhaba dediler.Bebeklerini ilk onlar kollarına aldılar,ilk onlar dokundular,ilk onlar seslendiler.









dscn1421.jpg

_cid_image004.jpg_01c7ca2d_1_

26 Haziran 2007 salı sabahı saat 07:15 de suyumun gelmesiyle uyandım. 5-10 dakika sonra tekrar suyum geldi.Eşimi kaldırdım ve doktorumu aradım. Alisa mızın aramıza katılmasına az kalmıştı. Hastaneye gittik, doğum başlamıştı artık. Açılma olmamıştı. Doktorun muayenesinden sonra normal doğum yapamayacağımı öğrendim. Kendimi özellikle normal doğuma çok hazırlamıştım. O yüzden üzüldüm. Hayırlısı böyleymiş. Kursta sezeryana da kendimizi hazırlamış olmamız kendimi toparlamamda etkili oldu. Hazırlıklar yapıldı ve epidural sezeryanla kızımız 3440 gr. olarak aramıza katıldı. Kızımızı yanıma getirdiklerinde ağlıyordu. Benim sesimi duyunca sustu ve bana baktı, yanımdan uzaklaştırdıklarında yeniden ağlamaya başladı.Babasının yanına götürdüklerinde de aynı olayı eşimde yaşamış. Sesini duymak, kokusunu hissetmek inanılmazdı. Kızımız reikili olarak dünyaya geldi ve onun farklılığını ve farkındalığını da yaşıyoruz. Hamilelik yogası da hamileliğimin daha güzel geçmesini sağladı. Hakan Bey ve Laurence; aldığımız eğitimde, kurduğumuz güzel arkadaşlıklarda aracı olduğunuz için çok teşekkür ediyoruz.

Lale Koçak

mail2.jpg

mail1.jpg

Nüket Dinçer doğumunun başlaması üzerine 19 Haziran sabahı hastaneye yatırıldı.Gece 04:00'de geldiğinde 3 cm açıklığı vardı.Açılma dönemi çok rahat geçti.Sabah 08:00 de 5 cm idi.Saat 11:00'de 10cm açıklıkla doğum masasına alındı.Ancak tüm çabalara rağmen bebeğin başı ilerlemedi.Bebek kalp atışlarının azalmaya başlaması nedeni ile vakum takılarak Derin Bebek sağlıklı olarak doğurtuldu.

Açılma dönemi 7 saat sürdü ve çok rahat geçti.Eğitimimde öğrendikleri sayesinde kasılmalardan etkilenmedi.Ancak itiraf etmeliyim ki doğum kolay olmadı ve vakum takmak zorunda kaldık.Ancak tüm zorluklara rağmen Nüket ve doğumda yanında bulunan eşi Mert sakindiler ve bizlere çok yardımcı oldular.Kendilerini bu konuda tebrik ediyorum.Sabahki fotoğrafta görüldüğü gibi geriye tatlı anılar ve harika bir bebek kaldı.Kendilerine sağlıklı ve huzurlu bir yaşam diliyorum.Nüket Hanım'a sözümüz var,bir dahaki doğumu havuzda yaptıracağız...













doğuma kadar çok çalıştık ve herşekilde hazırlandık

Sevgi Dorukoğlu gününün dolması ve 10 gün geçmesine rağmen spontan doğumunun başlamaması üzerine 5 Haziran 2007 günü Caria Hastanesine yatırıldı.İlk gün doğumun başlatılması mümkün olmadı.2.günde aynı yöntemlerle doğum başlatıldı.Saat:13:00 de aktif doğumu başladı.3 saat sonra saat 16:00 da tamamen kendi çalışiması ve rahatlığıyla 3400 gr. ağırlığında Melis'i dünyaya getirdi.Melis doğar doğmaz annesinin güven ve sevgi dolu kollarında buldu kendisini.Sakin bir doğum sayesinde doğuma ait hiçbir negatif yaşamadı.Eşinin de doğumda bulunması aile doğumlarımıza bir yenisini ekledi.

Dorukoğlu ailesini bu güzel doğum için tebrik ediyor ve sağlıklı bir ömür diliyoruz.











dscn1460.jpg

dscn1390.jpg

dscn1531.jpg

dscf4624.jpg

Doğum haberlerimiz devam ediyor.
10 gün günü geçmesine rağmen doğumu başlamayan Çağın Berme 2 mayıs Çarşamba günü hastanemize yattı.Saat 12 gibi yavaş yavaş doğumu başladı.Saat 14 de artık aktif doğum eyleminde olan Çağın saat 17:20'de büyük bir çoşku ve çalışmayla bebeğini ailesine ve bizlere kavuşturdu.Doğum anı ve o andaki çoşku muhteşemdi.Sakin ve güzel bir ortamda dünyaya gelen bebeğimiz doğar doğmaz annesinin onu bekleyen teni ve kollarıyla karşılaştı.
Hem hamile eğitim sınıfı hem de doğum öncesi yoga çalışmalarına katıldığından doğum eylemi boyunca öğrendiklerini çok güzel uygulayan Çağın doğumunu mükemmel bir şekilde kontrol etti.Çalışmaları ve sakinliği ile bebeğinin doğumunu kolaylaştırdı.Ertesi sabah konuştuğumuzda özellikle doğumla karşılaştıktan sonra öğrendiklerinin ne kadar önemli ve kullanılabilir olduğunu birkez daha keşfettiğini söylemek istedi.
DOĞUM DOĞAL,NORMAL VE SAĞLIKLIDIR.
Marmaris'te doğum hikayelerini artık yeniden yazıyoruz.Doğum sayılarımız ve doğumunu coşkuyla anlatan ve çevredeki gebelere destek veren annelerimizin sayısı arttıkça gelecekte doğumla ilgili korkularımız yavaş yavaş azalacak.Yerine kendine ve bebeğine güvenen,doğumunu planlamış ve doğumunu coşkuyla bekleyen gebeler alacak.

Bize mükemmel uyumuyla gerçek,güzel,heyecanlı ve kolay bir doğum yaşatan Çağın-Doğuş Berme çifti ve ailesini tebrik ediyoruz.

Çağın şu aralar Marmaris Hamileler ve Anneler Kulubü'nün organizasyonlarını yürütüyor.

e_mail_2.jpg

email_3_bebek.jpg

Özlem Hanım'ı sularının azalması nedeni ile 38 haftalıkken hastaneye yatırdık.Daha fazla beklememizin riskli olacağını düşündük.Sezaryen ihtimali yüksek olmasına rağmen doğumu denemeye karar verdik.Sabah 07 de doğumu başlatıcı ilaçları uyguladık.1200 de 4 cm açıklık vardı ve bebek gayet sağlıklıydı.Ancak Özlem Hanım bu dönemde çok panik oldu.Verdiğimiz destekle paniğin geçmesinin ardından 2 saat gibi kısa bir sürede tam açıklık oluştu ve 14:30 da sağlıklı bir kız bebek normal doğumla aramıza kavuştu.Hep sezaryen isteyen,doğum yapabileceğine olan inancı az olan Özlem Hanım bile böylesine kolay bir doğum yaptığına inanamadı.Normal doğum doğamızda var.Tek yapmamız gereken bedenimize ve bebeğimize çalışmaları için izin vermek.Onlar ne yapacaklarını bizden iyi biliyorlar...









dscn0933.jpg

4.jpg

22.jpg

Sergül Hanım perşembe akşamı harika bir doğum yaptı.
Sabah doğumu başladığında 08 de hastaneye geldi.Çok başarılı geçirdiği açılma döneminden sonra 19:34 de harika bir doğum yaptı.Eşi gerek açılma döneminde gerekse doğum sırasında yanındaydı.Ben bu doğumlara ''AİLE DOĞUMU'' adını verdim.Sanki birlikte doğum yapıyorlarmışçasına bir bütün olmuşlardı..Bebek Efe doğar doğmaz annesinin çıplak teniyle buluştu.''First Touch Effect'' yani doğumda ilk dokunma etkisi sayesinde anne -baba ve bebek arasında çok güçlü bir bağ oluşuyor.Daha doğumun ilk dakikalarında bebeğini emzirmeye başlayan Sergül Hanım bu iletişimin değerini çok daha iyi anladı.
Doğum boyunca tüm öğrendiklerini uygulayan Sergül Hanım tamamen kendi çabasıyla yaptığı doğumdan sonra doğumunun ne kadar kolay olduğunu ve korkulacak hiçbirşey olmadığını anlattı.Diğer eğitim alan gebelerimiz gibi doğumda ağrıları tamamen kendi beden ve zihin kontrolü sayesinde bu kadar azaltabileceğini görmek onu da şaşırttı.Şimdi tüm çevresine doğumunun mucizesini ve doğumun ne kadar kolay olduğunu anlatıyor.

Doğumun coşkusunu ve anlamını bize yeniden hatırlattı.Bizlere bunu yeniden yaşattıkları için Ünal ailesine teşekkür ediyoruz.

dscn1239.jpg

Sıcağı sıcağına güzel ve heyecan dolu bir doğum haberi daha...

5.Grup öğrencilerimizden Ülkü Kayabay sabah 07:00'de doğumunun başlaması nedeni ile devlet hastanesine başvurdu.2 cm açıklıkla gelen Ülkü Hanım saat 11:00'de 4 cm açıklıkla hızlı faza geçti.18:00 de doğumun biraz yavaşlaması nedeni ile indüksiyon takıldı.Bu aşamalarda biraz zorlansa da öğrendiklerini uygulayarak başarılı bir açılma döneminden sonra tamamen kendi çabası ve gayretiyle Çınar ismini verdikleri erkek bebeklerini 20:30 da dünyaya getirdi.Doğumun neden yavaş ilerlediği tartıdan sonra belli oldu...Çınar tam 3900 gr ağırlığındaydı.Buna rağmen fazla zorlanmadan doğum yapan Ülkü Hanım'a eşi de her anında yanında olarak destek verdi.Bebeğini bir anda kucağında bulan aile o anda tüm yorgunluklarını unutarak inanılmaz mucizeye sarılıyorlardı.Daha doğum masasında emzirmeye başlayan Ülkü ve bebeği Çınar arasındaki sıcak ilişki doğuma hazırlığın önemini birkez daha ispatlıyordu.

Darısı doğumu heyecanla bekleyenlerin başına...

dscn1372.jpg

dscn1373.jpg

Son grup eğitim alan gebelerimizden Yeliz Çiftçi güzel ve kolay bir doğumla saat 03:30 da 3300 gr ağırlığındakı kızına kavuştu.Doğum yaptığına inanmakta hala zorlansa da başarılı bir açılma dönemi sonrasında sağlıklı bir şekilde doğurmak ve bebeğini kucaklamak yolunda gösterdiği gayret kendisi ile gurur duyması için yeterliydi.Doğar doğmaz bebeğini emzirerek ona hoşgeldin diyen Yeliz'in yüzünde doğum yaparken hissettiği yorgunluğun yerine bebeğine kavuşmanın huzuru fark ediliyordu.

niki.jpg

dsc01162.jpg

Hastanemizde hemşire olarak çalışan ve eğitim almış gebelerimizden Emel Öğütçü 22 Kasım akşamı saat 23'de 3cm açıklıkla kliniğimize başvurdu.Açılma dönemini öğrendiklerini de uygulayarak sakin bir şekilde geçirdi.Ağrıların onu çok zorlamadığını söyledi.Sabah 09'da tamamen kendi gayretiyle normal sağlıklı bir doğum yaptı.Doğum için sadece iki kez ıkınması yetti.3000 gr ağırlığında aktif ve gamzeli güzel bir kızı ailesine ve dünyamıza kavuşturdu.Çalışması ve gayreti ile hastanedeki diğer hamile arkadaşlarına da doğumun ne kadar kolay olabileceğini de gösterdi.